Mahmud Efendi Hazretleri Sözleri

0
1167

Mahmud Efendi Hazretleri Sözleri

  • Türkiye halkı öyle bir millettir ki, Allah dünyaya hakim olacak kuvvet verdi, iman şartıyla.
  • Allâh tutmasa bizi, biz günde bin defa kayarız.
  • Ömründen üç nefesim kalsa size okuyun, okuyun, okuyun derim.
  • İnsan dünyada tam istediği gibi yaşayamaz.
  • Siz ilme ne kadar değer verirseniz, ben de size o kadar değer veririm.
  • İlim, amel, ihlas üçü bir arada olsun, bunları cem et, dünyayı fethedersin.
  • Ya dünya harap olacak, ya din. Hangisine razısın?
  • Yeryüzünün en cahili nefistir.
  • Bu caminin koca duvarları sen namaz kılasın diye oldu. Sen ise camiye gelip namaz kılmıyorsun.
  • Bir elbiseni çamurdan muhafaza ediyorsun da, niye kalbini çamurdan beter günahtan muhafaza etmiyorsun?!
  • Namus var biz varız, namus yok biz yokuz. İman var biz varız, iman yok biz yokuz. Nikah var biz varız, nikah yok biz yokuz. Yani şeriat var biz varız, şeriat yok biz yokuz.
  • Hak ve bâtılın arasını ayırmakta delilimiz şeriattır.
  • Yastığı dinlediğiniz kadar, Mahmud’u dinlemiş olsaydınız çoktan veli olurdunuz.
  • Birçok hoca talebelerinin sadece okuması ile ilgileniyor, derse girip çıkıyor. Onları yeme, içme, giyinme, kuşanma, davranış hususlarında eğitmezler. Hocalık sadece okutma ile olmaz.
  • Talebeyi dövmemeli, kötü sözler ile onları rencide etmemeli, ona hakaret etmemeli. Onlarla devamlı beraber olursanız alaka tam olur, talebeleriniz güzel yetişir.
  • Bir hoca talebenin hem hocası, hem müderrisi, hem ablası, hem annesi olmalı, hem müdürü, hem abisi, hem babası olmalı. Böyle olursa medreseyi sever, evine gitmek istemez.
  • Hocalar talebelerine haksız yere vurmamalı, onlara acıyıp yumuşaklıkla muamele etmelidirler. Manada meşayıhtan: “Hocalar yemeklerini talebeleri ile beraber yesin, ayrı şeyler yemesin!” diye emir geldi.
  • Yanlış mezhepte olanlarla arkadaşlık etmeyiniz…
  • Üniversiteye otuz yıl giderler, yollar, ayakkabılar aşınır, din nâmına hiçbir şey öğrenmezler. Ondan sonra “Mahmûd şöyle konuştu, böyle konuştu” derler.
  • Allah’ın rızası üzere çok medreseler açılmalı ve bu milletin imdadına koşmalı…
  • Büyük olmak istersek, Kur’ân’a dönelim, iyi düşünelim yahu.
  • Korkarım yine hanımlar yapar, erkekler yapamaz da geri kalırlar. (Risale-i Kudsiyye’yi ezberlemek hakkında buyurdular.)
  • Bir yere bağlı olunacak ki feyiz cari(akıcı) olsun.
  • Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat mezhebinin gayrisine fetva veren büyük hoca değil, büyük şeytandır!
  • Kur’an’ı bırakmayalım. Kur’an’dır bizi hedefe ulaştıran, felsefe değil. Kur’an dururken ne işiniz var felsefeyle uğraşmaya?!
  • Çü bildin ilm-i Kur’ani, ne lazım ilm-i Yunani?! Şimdi ise karı, kız, nene, dede “İstikbal, istikbal” diye titreyip öldürüyorlar. Onlara göre diploma oldu mu iş tamamdır. Halbuki düşünseler, asıl istikbal Kur’an’dır.
  • Cahillik öyle bir marazdır ki onun hiç ilacı yok.
  • Şimdi bu insanlar Allah’ın, Peygamberin, dinin, Kur’an’ın aleyhine konuşuyorlar, bir şey dinen yok. Demek Mevla’ya kıymet vermiyorlar. Onun için Allah da onlara kıymet vermiyor. Onun için de en alçak olduk.
  • Kendisi yuvarlanırken başka taşları, ağaçları da kırıp yuvarlayan bir kaya gibi olmayalım.
  • Mevla; İmam-ı Azam, İmam-ı Şafii, İmam-ı Malik ve İmam-ı Ahmed ibni Hanbel gibi dostlarına söz atanların tarafına bakar mı?!
  • Talebe okutan kardeşlerim! Talebelerinizin medreseleri sevmeleri, yetişmeleri iki şeye bağlıdır. Bunların birincisi; okuttuğunuz dersi iyi anlatacaksınız, ikincisi ise talebelerinizin başından hiç ayrılmayacaksınız.
  • Kafirlerin alameti; öyle kimselerdir ki dünya hayatını ahiret hayatına tercih ederler, Allah’ın yoluna gitmekten alıkoyarlar.
  • Evvelce tekkeler, medreseler yıkıldı. Yıkanlarda değil içindekilerde suç.
  • Mevla’nın kitabına bugün kıymet verenler çok azaldı. Zenginler: “İşim tıkırında” deyip Kur’an’a bakmazken, fakirler de: “Açım” diyerek Kur’an’a sahip çıkmıyor.
  • Sohbetlerimi bir çocuğun bile anlayacağı sadelikte yapıyorum.
  • Ehl-i Sünnet ve’l Cemaat mezhebini muhafaza edelim. Onun kurucuları büyük adamlardır. Bu büyüklüğü Allah’tan aldılar.
  • Burada duyduklarınızı yayacaksınız bütün dünyaya, üzerinize emanettir.
  • Sadece akla uyan kimse akılsızdır. Akıl, nakli anlamak için vasıtadır. Musa aleyhisselam asası ile denize bir vurdu, denizde tam on iki yol açıldı. Akıl bunu alır mı?! Akılla gidiyorsan yandın demektir.
  • Şimdi hoca vardır ama diploma yedi onları.
  • Kendisi yuvarlanırken başka taşları, ağaçları da kırıp yuvarlayan bir kaya gibi olmayalım.
  • İmam-ı Muhammed yedi günde hafız oldu. İmam-ı Muhammed İmam-ı Şafii’nin üvey babasıydı. İmam-ı Şafii buyurdu ki: “Üvey babam, İmam-ı Muhammed’in kitapları olmasaydı ben İmam-ı Şafii olamazdım!” Yani babasının kitaplarından faydalandı.
  • Allah’a yardım, Rasulullah Efendimiz’e yardımla olur, ulemaya, talebeye yardımla olur. Ulema, talebe Rasulullah’ın varisleridir. Bir hadis bilsen o kadar varisi olursun. Daha çok bilsen daha çok varisi olursun, amel etmek şartıyla.
  • Okuyorsun bir diploma alıyorsun. “Benim diplomam var” diyorsun, Kur’an’ın yanında diploma nedir ki?!
  • Besmelesiz kitapların okutulduğu okullar medreseye benzemez, bunlar tamamen zarar, tamamen zarar. Medrese ise tamamen kar.
  • Besmelesiz kitapların okutulduğu okullar medreseye benzemez, bunlar tamamen zarar, tamamen zarar. Medrese ise tamamen kar.
  • Bu dünya Allah-u Teala’nın medresesidir. Bu talebeler kimin talebeleridir? Allah-u Teala’nın talebeleridir. Allah-u Teala’nın talebesi ne okur. Allah-u Teala’nın kitabını okur.
  • Mevla bizi konuşturuyor, biz boş konuşmadık.
  • Bir kimse: “Kadınlar açık gezse, ne olur?” demiş olsa, o adam mürted (dinden çıkan kişi) olur.
  • Tembellerle arkadaşlık etmeyin. Gevşek kimselerle oturup kalkarsanız siz de gevşek olursunuz.
  • Kim ki akla uyar netice uçurumdan kayar. O halde akla uymayacaksın, Kur’an’a ve Nübüvvete uyacaksın.
  • Firavun’un zineti gibi oldu bu diploma, herkesi kandırıyor, hacısını hocasını kandırıyor.
  • Firavun’un zineti gibi oldu bu diploma, herkesi kandırıyor, hacısını hocasını kandırıyor.
  • Şu sokaklar cahil insanlarla dolu. Cahillerin cahilliklerinden haberleri yok, cehl-i mürekkep derler buna…
  • En çok neden korkalım biliyor musunuz?! O Sevgili Allahımız’ı gücendirmekten korkalım.
  • Hoca ne büyük bir nimettir! Kendiniz manasını çözecek olsaydınız, uğraşır dururdunuz. yâ Rabbi! Hocalardan ayırma bizi, dünyada ve ahirette! Şeyhimizden ayırma bizi dünya da ve ahirette.
  • Filmlerde ne gördülerse o var kalplerinde. Gazetelerde ne okudularsa o var kalplerinde. Göze yakın olan gönülede yakındır. ‘Benim kalbim temiz!’ bir defa kuran dinledi mi acaba. Ne hayır var onların baktıkları şeylerde.
  • Düşünün artık, dünyada bir gölgede duruyoruz da dayanamıyoruz. Ya mahşerde o güneşin sıcağına dayanılır mı acaba?! O kadar da yaklaşacak insana.
  • Rahatlık Mevlâ’nın emrine yapışmaktır. Başka şeyde rahatlık yok.
  • Tembellerle arkadaşlık etmeyin. Gevşek kimselerle oturup kalkarsanız siz de gevşek olursunuz.
  • Bir hanıma İstanbul’u versem çarşaf giyemez ama giyince de çıkarmaz.
  • Sen çarşafınla beraber berberden yeni çıkmış en süslü hanımdan daha güzelsin.
  • Yâ Rabbi! Sana sığındık zararlardan, cehaletlerden. Sevmediklerinden bizi uzak eyle. Sevdiklerini yapmaya bizi muvaffak eyle. Uzaktan yakından gelen kardeşlerimizin her türlü hayırlı isteklerini kabul eyle. Her işlerini âsân eyle yâ Rabbi!
  • Dünya haberlerinden ne çıkar. Dünya fani, havadisi de fani. Ama fani dünyadan bâki âhiret kazanılıyor.
  • Edep oldu mu Allâh’ın lütfü bize teveccüh ediyor, edebimiz yoksa Allah’ın lütfü bizden dönüyor.
  • Kızmamayı adet edininiz, insan kızınca şeytan yaptırmadığını bırakmaz. İblis: “Bir kişi duasıyla ölüleri diriltecek makama yükselse bile sinirlendiği zaman çocuklar misket oynadığı gibi onunla oynarım” diyor.
  • Televizyon zarardır dedim, niçin? Çünkü akılsız adamların elinde. İlmi, saygısı, edebi, takvası yok. Böyle adamlara silah verirsen vurur seni.
  • Bu zaman çeneyi çalıştırma zamanı değil, kafayı çalıştırma zamanıdır.
  • Pehlivan olmak lazım! Pehlivan olmak ne demek? Dünyayı kâle almayan, nefsini yenen ve ölümden sonrası için amel eden.
  • Allâh-u Teâlâ dünyayı bize esir etti (onu bizim emrimize verdi) ama biz döndük dünyaya esir olduk.
  • Mevlâ bize sıhhat, kuvvet, kudret, nimet verdikçe boyun eğmemiz lazım. “Yâ Rabbi! Ben bu nitmetlere layık değilim” demeli. Yâ Rabbi! Bize verilen nimetleri istidraç olmaktan muhafaza eyle. Âmin!
  • Şeriata aykırı hal ve hareketleriniz olduğu halde böyle rüyalar görüyorsanız, biliniz ki bu rüyalar sizin için istidraçtir.
  • Bir çarşaflı bana bütün dünya dolusu insandan daha kıymetlidir. Bir sakallı da öyledir. Bir çarşafa hakâret eden adam, kör olsa daha iyidir. Çünkü; o hakâret yüzünden yarın âhirette ne cezâlar çekecek.
  • Çarşaf giyenler çok şükretsin böyle bir zamanda nasip olduğu için. Mevlâ ayırmasın. Bunları unutmayın! Allâh konuşturuyor. Bizi buraya O getirdi. Sizi de O getirdi. Tam yerine geldik, istifade edelim.
  • Şeyhim Ali Haydar Efendi (Kuddise Sirruhû) bir seferinde sarığını çıkarıp alçak bir yere bıraktı sonra hemen dönüp onu yüksekçe bir yere kaldırdı. Peşinden bize hitaben: “Cenâb-ı Hakk’ın hürmetsizlikten sebep bizden bu nimetleri almasından korktum” buyurdu.
  • Millet bizi beğensin diye dinden taviz vermeyelim.
  • Sakalı bırak, Namazı bırakma.
  • Allâh tutmasa bizi, biz günde bin defa kayarız.
  • Karınca bacağı kadar olsa bile ekmek atmayın, bu bizi helak eder.
  • Şahsına dokunan işlerde affedeceksin. Ama şeriata, tarikata dokunursa durmayacaksın.
  • Ya Rabbi! Bizi Kur’ân’ı sevenlerden, ona tazim edenlerden eyle! Bizi dünyada ve ahirette ondan ayırma!
  • Ancak İslamiyet’te hayır var, Kur’an’da hayır var, bundan vazgeçmeyelim.
  • O cehennem gidilecek yermidir?! Kimin takatı ona yeter?! Burnunu sokma cehenneme gidecek işlere.
  • Herkes çocuğuna İslam’ı öğretse Türkiye sütliman olur. Çocukların ilk hocası anası babasıdır.
  • Namazı vaktinde kılacaksınız cemaatle, ondan sonra tesbihinizi çekeceksiniz.
  • Bir tokat atarsan vurduğun adamı kaybedersin. Vurmak, kırmak marifet değildir. Asıl marifet düzeltmek, ıslah etmektir.
  • Yastığı dinlediğiniz kadar, Mahmud’u dinlemiş olsaydınız çoktan veli olurdunuz.
  • Ömründen üç nefesim kalsa size okuyun, okuyun, okuyun derim.
  • Çarşaflı kızlar bile duvak takıyor, gelinlik giyiyor. Biraz ilerledik ama bozulmaya başladık.
  • Mârifet sırrına ermek mümkündür ama güçtür.
  • Millet bizi beğensin diye dinden taviz vermeyelim.
  • Mârifet sırrına ermek mümkündür ama güçtür.
  • Bu vatanı muhafaza etmek isteyen, Şeriat’i muhafaza etsin.
  • Tarikata giren çok ama işe yarayan yok. Anlayarak çalışanlar çok az. Ama değil mi ki tarikattadır sen onun aleyhine konuşma. Allahu Teala kabul buyurduğu gibi her vakit muhafaza etsin kayırsın.
  • Çok acayip bir zamanda yaşıyoruz.Tabiri caizse sapla samanı birbirine karıştığı bir zamandayız.
  • Elinde Kur’an olanın ve onunla amel edenin sırtı yere gelmez.
  • Bir hoca talebenin hem hocası, hem müderrisi, hem ablası, hem annesi olmalı, hem müdürü, hem abisi, hem babası olmalı. Böyle olursa medreseyi sever, evine gitmek istemez.
  • Talebeyi dövmemeli, kötü sözler ile onları rencide etmemeli, ona hakaret etmemeli. Onlarla devamlı beraber olursanız alaka tam olur, talebeleriniz güzel yetişir.
  • Birçok hoca talebelerinin sadece okuması ile ilgileniyor, derse girip çıkıyor. Onları yeme, içme, giyinme, kuşanma, davranış hususlarında eğitmezler. Hocalık sadece okutma ile olmaz.
  • Kur’an’ı bırakmayalım. Kur’an’dır bizi hedefe ulaştıran, felsefe değil. Kur’an dururken ne işiniz var felsefeyle uğraşmaya?!
  • “İmam- Azam” de, orada dur! O çok büyük adamdır.
  • Allah (Celle Celaluhu)’nun terazisi çok hassas ki, bir zerreyi bile tartıyor.
  • Bu zamanda cehalet yüzünden malınla cehenneme gidiyorsun. “Cehalet ala vezn-i rezalet”tir. Yani cehalet, rezillik vezni üzeredir.
  • Milletin derdi diploma, diploma! Fatih Sultan Mehmed’in, Yavuz Sultan Selim’in üniversiteden diplomaları mı vardı da dünyaya hakim oldular.
  • Ne zaman geldik, insanlar hak ve hakikatleri bilmekte ne kadar cahiller. Yunan felsefesi de ilim midir?!

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here